Acılar Sokağı

2.BÖLÜM: MAHCUBİYET

Yazar:

Acılar Sokağı - Işık kitap kapağı
Acılar Sokağı kitap kapağı

Bitmek bilmeyen bir döngünün içindeydim. Kendimi kapattığım odamdan her ne olursa olsun çıkmıyordum. Kendimi bazı dönemlerde aşırı yorgun hissettiğim oluyordu ve şu an o dönemlerden birindeydim. Hiçbir şey yapmadan öylece yatağımın içinde duruyordum. Odamın büyük camından dışarıyı görüyordum. Kar yoğun bir şekilde yağmaya devam ediyordu. En sevdiğim mevsimde evimde duruyordum. Sahi önceden ne yapıyordum? Belki birçok şey belki de hiçbir şey. Kendimi yatağa bıraktım. Sağ tarafıma uzanıp komedinin üstünden telefonumu elime aldım. Ekranın bulunan bir sürü bildirimi görmezden gelerek Ece’yi aradım. Böyle zamanlarda onu hiç aramazdım fakat uzun bir süredir görüşmüyorduk ve ona ihtiyacım vardı. “ Efendim çiçeğim .” Sesini duyduğumda dahi rahatlıyordum. “ Şey müsait misin? Ban -“ Cümlemi yarıda kesmişti. “ Yarım saat sonra yanındayım .” Diyerek telefonu kapattı. Bu kadar kısa olan konuşmadan dahi beni anlaması çok güzel bir histi. Seni anlayan birinin hayatında olması bambaşkaydı. O gelene kadar biraz toparlansam iyi olacaktı. Telefonu yatağın içinde bırakıp banyoya girdim. Suyu açıp ısınmasını beklerken üzerimdeki pijamalardan kurtuldum. Saçımın örgüsünü de söküp, duş kabinine girdim. Biraz suyun altından bekledikten sonra şampuanı elime döküp saçlarımı yıkamaya başladım. Saçlarım çabuk yağmadığı ve kısa olduğu için şanslıydım. Çok uğraştırmıyordu. Saçlarımı iyice yıkayıp duruladıktan sonra vücudumu da duş jeli ile güzelce yıkayıp, tamamen durulandım ve suyu kapatıp çıktım. Bornozumu giyerek odaya döndüm. Banyoda işim hep kısa sürerdi. Uzun kalmayı da sevmezdim. Gardırobumun kapaklarını açarak önce iç çamaşırlarımı daha sonra da eşofman takımımı çıkardım. Elimdeki eşyaları yatağın üzerine koydum ve bornozumu çıkardım. Hızlıca iç çamaşırlarımı giyip, eşofman takımımı da giydim peşinden. Makyaj masama gelip oturdum. Makyaj masası dediğime bakmayın tamamen annemin zoruyla alınmış bir şey. Saçımda ki havludan kurtuldum ve saçımı düzgün bir şekilde ortadan ikiye ayırdım. Saçlarım şu an ara boyda duruyordu ve bu halini sevmiyordum. Ne kadar kestirmek istesem de Ece’ye söz verdiğim için uzatacaktım. Güzelce tarayıp, saç kurutma makinesi ile kuruttum. Oturduğum yerden kalkıp, havluları banyodaki yerine bıraktım. Hızlıca yatağımı da toplayıp, telefonumu da alarak odadan ayrıldım. Ece’nin gelmesine ne kadar vardı, bilmiyordum. Mutfağa girip atıştırmalık bir şeyler hazırlamaya başladım. Hala ısrarla saatte bakmıyor oluşum beni tedirgin ediyordu. Normal şartlarda hep saatti kontrol ederdim fakat bu sefer öyle olmuyordu. Garipti. Bazı şeylerin kontrolden çıktığını düşündüm. Fakat hayatımda bir değişiklikte söz konusu değildi hâlbuki. Her zaman olduğu gibi haftanın iki günü Mehmet amcanın dükkanına gidiyor, biraz dolaşıp eve dönüyordum. Değişiklik sıfırdı. Her şeyi hazırlayıp, salona geçtim. Camın önüne gelerek dışarıya baktım. Sokağın başında Ece’nin arabasını buraya doğru gelirken gördüm. Yarım saat olmuş muydu? Belki de olmuştu ve ben farkında değildim. Toparlanıp perdeyi kapattım ve kapıya doğru gittim. Kapıyı araladığımda onun adım seslerini duyuyordum. Görüş alanıma girdiğinde tamamen kapıyı açtım ve içeriye girmesini işaret ettim. Ben kapıyı kapatırken, o da ayakkabılarını çıkarıp kenara koydu ve ev terliklerinden birini giyip salona geçti. Ben de peşinden içeriye girdiğimde şaşkınlıkla ona baktım. Pijamaları ile gelmişti. “Hoş geldin de, bu ne hal?” diye sordum ona bakmaya devam ederek. “Sen saatin farkında mısın Asel? Hadi saati geçtim dışarıya da mı hiç bakmadın?” diye peş peşe soru sordu. “Saati bilmiyorum ama dışarıya baktım. Çok mu geç saat?” Şaşkınlıkla bana baktı. Daha sonra cebinden telefonunu çıkarıp ekranını bana çevirdi. Saat gecenin ikisiydi. Şaşkınlığım daha da arttı. Neden böyle geldiğinin sebebi belliydi. “Ben hiç farkında değildim. Özür dilerim.” Dedim mahcup bir halde. “Sorun değil ama korkuttun beni. Sana bir şey oldu sandım. Neyse, iyisin ve toparlanıp bize geliyorsun. İtiraz kabul etmiyorum.” “Abin?” “İş seyahatinde o…

Bölümün tamamını WritePad'de oku