ÜÇÜNCÜ BÖLÜM - TANIDIK BİR YABANCI
Yazar: Sıla Balaban

Yazmak bana nefes oluyor. Nefes almaya devam edeceğim. Muhteşem bir yaz gecesine eşlik ediyordu gözlerim.Balkonumda oturmuş, etrafı izliyordum.Mahallede oynayan çocukların sesleri kulağıma doluyordu.Rüzgar saçlarımı, yanağımı okşarken hafif esintisiyle, parmaklarım arasında duran sigaradan bir nefes çektim içime.Sigara içmeyi becerebildiğim pek söylenemezdi, tam manasıyla dumanı içime çekmeden geri üflüyordum.Evet, kazadan bir süre sonra sigaraya başlamıştım ancak bağımlı olduğumu söyleyemezdim.Bazen günlerce içmediğim olurdu.İstesem içmezdim ama arada içilen bir iki daldan pek de bir şey olacağını sanmıyordum.Sa ğlıksız olsa bile.Bir nefes daha aldım ve ciğerlerime ulaşmadan duman, geri üfledim.Sigara dumanı rüzgara karıştı ve gecenin içinde kayboldu. Yanımda duran bardağımdaki kahvemden büyük bir yudum aldım.Yaz bile gelse sıcak kahveden vazgeçemezdim,vazgeçmezdim.Telefonumdan çalan şarkı gelen bir bildirim sesiyle bölündüğünde dikkatim oraya kaydı.Elimdeki sigarayı küllüğe yerleştirdim ve telefonumu alıp gelen bildirime baktım. Ege'dendi. Ah, evet. Ege'yle tanışalı iki hafta olmuştu. Ve biz, Konuşuyorduk, instagramdan. Bana ilgisi olduğunu açıkca belli ediyordu, aptal olmayacak kadar flört ve romantik işlerden anlıyordum çünkü ben de aşıktım ki hala da öyleyim.Her ne kadar Ege yakışıklı ve kafa bir çocuk olsa da ona bir şeyler hissetmem mümkün değildi,kalbimde ölmüş birinin yasını taşıyorken. Tamamıyla arkadaşça yaklaşıyordum ve bence o da bunu seziyor,fark ediyordu.Mesaja tıkladım ve cevap verdi. egeturkoglu size bir reels videosu gönderdi. egeturkoglu size bir reels videosu gönderdi. Attığı videoları açtım, tipik komik instagram videolarındandı.Mesajını beğendim, telefonu kucağıma bıraktım ve sigaramdan art arda iki nefes aldım ve söndürdüm.O esnada Ege bana bir mesaj daha gönderdi. egeturkoglu: Ne yapıyorsun? :)) acelyaozturk: Sigara, kahve, balkon üçlüsü.Sen ne yapıyorsun? egeturkoglu: Sigara mı içiyorsun? Hiç bahsetmemiştin. acelyaozturk: Nadiren, çok sık olmayacak şekilde. Bir iki dal. egeturkoglu:Anladım. Ben de arkadaşlarla dışarıdayım. egeturkoglu size bir fotoğraf gönderdi. Gönderdiği fotoğrafı açtım, etrafı atmıştı. acelyaozturk: Madem arkadaşlarınlasın neden bana yazıyorsun? Ayıp olur onlara. Bu kadar da açık sözlüyümdür işte.Aklımdakini söylemekten çekinmem,gocunmam. egeturkoglu: Arkadaşlarımlayken de seninle konuşabilirim. Hem onlar sorun etmezler. acelyaozturk: İyi madem, sen bilirsin. egeturkoglu: Bak ne diyeceğim, yarın seninle tanıştığımız sahilde beraber koşalım mı? İster misin? Hımm.Sahilde beraber koşalım diyorsun ha? Bir çırpıda hayır yazacaktım net bir şekilde ama sonra yazdığım mesajı göndermeden sildim. Hayır desem elime ne geçecekti sanki? Arkadaşlarım memleketlerindeydi, yavaştan yaz tatili de sonra erecekti ve eylülün ortalarına doğru Ankara'ya gidecektim. Ne yapacaktım,kendimi eve kapatıp evde mi pinekleyecektim? Ne olurdu kabul etsem, biraz sosyalleşsem?Belki yalnızlığıma da iyi gelirdi. acelyaozturk:Kabul.Sabah saatleri nasıl, uygun mudur? 10 gibi mesela? egeturkoglu:Bir an kabul etmeyeceğini zannetmiştim. Uygundur. egeturkoglu: Teşekkür ederim. ;) acelyaozturk: Teşekkür edilecek bir şey yapmadım.Yarın sabah görüşürüz. egeturkoglu: Görüşürüz. Kahvemi birkaç yudumda bitirdim ve odama geçtim. Kendimi yatağıma attım, yüzüstü.Bedenim hareketsizlikten katılaşmış gibiydi.Esnekliğimi ve çevikliğimi kaybetmek isteyeceğim en son şeylerden biriydi çünkü bu seviyeye gelene kadar epey fiziksel çaba göstermiştim.İrademe sahip çıkmış,antrenmanlara devam etmiştim. Hem koşmayı da özlemiştim zaten.Saat sekize alarm kurdum ve beyaz pikeme sıkıca sarılıp gözlerimi kapadım.Uyumak istiyordum.Unutmak istiyordum. ... Sabah alarmıyla uyanmış, ailemle birlikte kahvaltımı yapmış ve hazırlanmak için odama çekilmiştim. Koşu kıyafetlerimi giydikten sonra uzun, kahverengi saçlarımı sıkı bir atkuyruğu yaptım.Dudaklarıma önce nemlendirici ardından şeffaf bir gloss sürdüm.İşte, hazırdım. Hırkamı da belime bağlayıp koşarcasın…