30’A ÇEYREK KALA

8.BÖLÜM:GEÇMİŞİN KALINTILARI

Yazar:

30’A ÇEYREK KALA - luna. 123 kitap kapağı
30’A ÇEYREK KALA kitap kapağı

Bolca güzel yemeğin getirdiği damak şenlendirici tatlardan ve aynı zamanda bolca kaloriden nasibimi aldıktan sonra gitme vaktim gelmişti. Ayça beni bırakmak istemiyordu. Tıpkı benim de ondan ayrılmak istemediğim gibi ama ikimizin de ayrı ayrı işleri vardı. Yetişkinlik dünyasının kahrolası düzeni yüzünden ayrılmak zorundaydık. Çünkü işbaşı yapacaktık. Resmen bir Yeşilçam filminin ayrılık sahnesini çekiyor gibiydik. Ben ondan birkaç adım uzaktaydım. Elini uzatmış, elimi tutmuştu. "Gitme, sana muhtacım. Gözümde nursun, başımda tacım. Muhtacım..." diye şarkı söylüyordu. Kime diyorum kadın, "Gitme!" diyerek histerik bir şekilde... "Ayça, gitmek zorundayım." diyorum. "Adam gitmek zorundayım." diyerek ben de ona uyudum. Battı balık yan giderdi sonuçta. Sonunda bol aşk acısı ile dolu ve dram içeren filmimizin sonuna geldik. Şen kahkahalarımızın eşliğinde, "Şaka maka benim gerçekten gitmem lazım Ayça." diyerek kapıya yöneldim. O da beni uğurlamak amacıyla peşimden geldi. Sarıldık, yanaklarımıza milyonlarca öpücük bıraktık. "Görüşürüz güllerin gülü." dedi. Ben de "Görüşürüz." dedim. Uyarıcı bakışlarını attı. Kendimi düzelttim o bakışların ardından. "Yani görüşürüz güllerin gülü demek istedim gülüm." dedim ve evden çıktım. Uyumadan önce telefonumu rahatsız etmeyin moduna almıştım. Modu kapattığımda emektar sarı Vosvos'uma doğru yürürken telefonum bildirim istilasına uğramakla meşguldü. Bu bildirimlerin tek sahibi namıdeğer Buz Prens, yani Emre idi. Buz Prens: Özür dilerim, hata ettim. Konuşabilir miyiz? Buz Prens: Gerçekten engelledin mi beni? Özlenen bir geçmişin hatırasını sakladım diye bana yargısız infaz yapamazsın. Telefonum rahatsız etmeyin modunda olduğu için büyük ihtimalle engellendiğini düşünmüştü. Dün yaşadıklarımdan dolayı gerçekten engelleyebilirdim. Bunu hak etmişti. Tek yaptığı mesaj atmak da değildi. Bolca aramıştı da. Buz Prens: Cevapsız sesli arama (5) Bütün bunların yanında bir de sesli mesajları vardı. Buz Prens: ▶️•|ı|ı|ı|ı|•0:10 "Neredeysen gelip alayım seni. Lütfen dinle beni, fark etmez. Ya da ben geleyim. Aylin, lütfen." Buz Prens: ▶️•|ı|ı|ı|ı|•0:05 "Aylin, lütfen." diyerek yalvarıyordu sesli mesajında. Bir kafeye geçip ona konumumu attım ve: Siz: Buraya gel. yazdım. Öncelikle bu mesaj istilasını ve o sözleşmeyi neden sakladığını, nasıl izah edeceğini merak ediyordum. Bu konuşma yapılmadıkça peşimi bırakmayacağını da farkındaydım. Bir kere onu dinleyerek tahammül edecektim ve kurtulacaktım. EMRE ÖZBEĞEN'DEN Delirecektim resmen. Dün o sözleşmeyi cüzdanımda gördüğü andan itibaren bana ciddi bir yargısız infaz uygulamıştı. Ne olduysa beni dinlememişti, ne de şimdi mesajlarıma ve aramalarıma bir cevap vermişti. Bense uçsuz bucaksız bir şekilde mesaj atmaya devam ediyordum. Niyetim kimseyi rahatsız etmek ya da taciz etmek değildi. Sadece kendimi açıklamak istiyordum. Başlamayan bu ilişki bu şekilde bitecekse de en azından son bir söz söyleme hakkım olsun istiyordum. Sonuçta bu hak idam mahkûmlarına bile veriliyordu. Zihnimde bu cümleler dönerken bir sesli mesajı daha kaydediyordum. "Aylin, lütfen." diyordum bu sesli mesajımda. Sesli mesajı kaydedip yolladıktan sonra hissettiğim bu duygu karmaşası kendini yüksek bir sinir olarak dışarıya attı. Ben de bu sinirimi dışa vurma olarak hırsla telefonumu koltuğa fırlatırken: "Kahretsin!" diyordum. Sadece saklamak istemiştim o sözleşmeyi. Nedensiz, sebepsiz bir şekilde. Sadece saklamak. O sözleşmeyi saklarken ne Aylin'in beni bırakıp gideceğini biliyordum ne de onunla tekrar karşılaşacağımı. Sadece saklamak istemiştim işte. Hırsla kendimi evimin balkonuna attım. Yoksa ya haksızlıktan mı ölecektim ya da fazla düşünceden... Ben nefeslenmek için balkona çıktığımda etrafa kızgın bakışlar fırlatırken koltuğa fırlattığım telefonumdan gelen bir bildirim sesi duydum ve hızla tekrar oturma odasına koştum. Telefonumu aldım. Bildirimin kimden geldiğini anlamak adına baktım. Aylin'dendi. Kısa ve öz bir mesaj atmıştı. Aylin 🤎: Buraya gel. Yazıyordu. Altında da bir konum vardı. Hemen o ko…

Bölümün tamamını WritePad'de oku