30’A ÇEYREK KALA

1.BÖLÜM:HAYATIN DENGESİ

Yazar:

30’A ÇEYREK KALA - luna. 123 kitap kapağı
30’A ÇEYREK KALA kitap kapağı

Evden büyük feryatlarla çıkıp şen kahkahalarla geri dönmüşlerdi. Her iki aile de; Aydoğdu ve Özbeğen aileleri, aynı binada altlı üstlü oturuyorlardı. Bugün Aydoğdu ailesine küçük bir prenses, Özbeğen ailesine de küçük bir prens doğmuştu. Küçük aile binasının kiralanan iki dairesi vardı. Bu dairelerde ise iki yakın arkadaş ve aileleri oturuyordu. Yalçın binasının dış boyası açık kahverengiydi. Her iki aile de arabalarını evin karşısına çekmiş ve yukarı çıkıyordu. Eve çıkarken Lale, eşine: — Hacı amcadan iki ekmek al, diye seslendi. Binanın en altındaki dükkânda, aile binasının sahibi Hasan Yalçın’ın küçük bakkalı vardı. Yakın zamanlarda hacca gidip geldiği için mahallede ona “Hacı Amca” ismi takılmıştı. Erkan bakkala doğru yol alırken iki tazecik anne de binaya çıktı. O tazecik annelerin peşinde, tazecik bir baba olan Emin de vardı. Karşı binalarında bir telaş vardı; binanın önüne üstü açık bir kamyon çekilmişti. Bunu görmüşken kaldırımdan geçen iki kadının dedikodusuna kulak misafiri oldu: — Karşı binada oturan Songül ile Yusuf da boşanıyormuş, duydun mu? Konuştuğu kadın şaşırmıştı: — Aa, öyle mi? Neden? Kamyonun içine eşyalar yükleniyordu. Hanımların birkaç gün önce altın gününde öğrendiğine göre, evin ilk gelini olan Songül ile Yusuf boşanmıştı ve Songül’ün eşyaları kamyona yükleniyordu. Yeni yaşayacağı eve taşınıyordu. Erkan bakkaldan çıkmış, eve doğru geçerken göz ucuyla kamyona baktı. Üst kattaki 9 numaralı evin zilini çaldı. Zile bastığı anda Türk evlerinin o meşhur kapı zili çaldı; içeriden incecik bir kuş sesi yayıldı. Sanki evin içinde bir kanat çırpınışı olmuş gibi o kısa ve tiz ötüş merdiven boşluğuna karıştı. Çok geçmeden kapı açıldı. Kapıyı Erkan’a Emin açmıştı. — Hanımlar biraz oturup çay içelim, dedi Emin. Emin, Erkan sormadan kafasındaki soru işaretlerini gidermişti. — Songül ile Yusuf boşanıyormuş. Kamyona yüklenenler de Songül’ün eşyalarıymış. Erkan mutfağa geçip ekmekleri bıraktı ve kendine de bir bardak çay aldı. Mutfağa doğru geçerken karısının sorusunu duydu: — Hayırdır, karşı binaya taşınanlar mı var? Cam kenarındaki berjerde karşısında oturan Merve, mimikleriyle bilmediğini belli etti ve bunu sesli bir şekilde de dile getirdi: — Bilmem. Erkan salona doğru geçerken karısının sorusunu cevapladı. Sağ elindeki çay bardağını ortadaki küçük masaya bıraktı: — Songül ile Yusuf boşanıyormuş. Kamyona yüklenenler de Songül’ün eşyalarıymış. Merve bu duyduklarına üzülmüştü. — Aa, öyle miymiş… Üzüldüm, dedi. Bir yandan da kucağındaki kızını sallıyordu. Merve’nin söyledikleri doğruydu. Songül, birkaç gün önce oğlu Cem’i kucağına almıştı. Emin’in arka pantolon cebinden bir telsiz sesi yükseldi: — 11-91… Ergüç Mahallesi’nde trafik kazası görüldü. Lütfen yakındaki kuvvetler oraya intikal etsin. Emin telsizi pantolonunun arkasından çıkarıp üzerindeki düğmeye basarak: — 43-13, yakınlardayım, intikal ediyorum… dedi. Emin polisti; işine resmen âşık bir adamdı. Kızıyla ilk tanıştığı günde bile küçük bir meslek molası vermek zorundaydı. Eşinin oturduğu berjerin yanındaki ikili koltukta oturan Erkan ise saatine bakarak: — Benim de duruşma saatim geldi. Gel, beraber çıkalım, dedi Emin’e. Babalar işleri için evden ayrılırken evin dış kapısının açılma sesi ve ardından tekrardan kapanma sesi geldi. Anneler bebekleriyle yalnız kaldı. Emin mahalleye geldiğinde kazanın, aynı mahalleye çıkan iki farklı yoldan süratle gelen iki araba arasında olduğunu anladı. Şimdiden mahalleye doğru gelen ambulans sirenlerini duyabiliyordu. Kaza alanına doğru yürüdü. Kaza alanının etrafına çekilmiş sarı şeritlerin altından geçerek alana ulaştı. — Durum nedir? diye sordu halihazırda alanda bulunan polislere. Polislerden genç, uzun boylu, kumral bir çocuk Emin’in isteği üzerine özet geçmeye başladı. Tahminlerine göre yirmili yaşlardaydı. — Şöyle gerçekleşmiş komiserim… Karşı karşıya olan iki farklı sokağın giriş yolundan süratle gelen arabalar, yoğunluk arasında çarpışmış. Genç polis devam etti: — Aşağıdaki girişteki arabada otuzlu yaşlarında bir çift v…

Bölümün tamamını WritePad'de oku