3 GÜN

BÖLÜM 7 : KAYIP PARÇA

Yazar:

3 GÜN - zinolay kitap kapağı
3 GÜN kitap kapağı

Bazı geceler öyle sessiz olur ki, birinin seni düşündüğünü duyarsın. Çete, görev sonrası birkaç günlüğüne dağılmıştı. Ben, S ve Kaza, terkedilmiş bir kasabada saklanıyorduk. Elektrik yoktu. Telefon sinyali çekmiyordu. Ve bu ilk defa, başımıza silah dayanmamış bir akşamdı. Ama içimde bir sıkışma vardı. Silahsızken daha savunmasız hissediyordum. --- Gündüz kasabanın çocuklarını izledim. Tahta araba yarışları yapıyorlardı. Bir kız, yüzünde yanık iziyle çamurun içinde gülüyordu. Kendimi tanıyamadım. Sanki… ben de gülümsedim. S akşam üzeri karşıma çıktı. Saçlarını ensesinden toplamıştı. Gözlerinde yorgun bir huzur vardı. > “Küçük bir atölye buldum,” dedi. “Tahtayla uğraşmak ister misin?” Şaşırdım. Ama kabul ettim. --- Atölyede sessizce çalıştık. S bir şeyler oyuyordu — sanırım bir kelebek. Ben ise… çakmak büyüklüğünde, yassı bir tahta parçasına kardeşimin adını yazdım: SEMA. S bana baktı. > “O kimdi?” diye sormadı. O sadece anladı. Kaza sonradan geldi. Elinde birkaç eski kitap vardı. > “Okumak ister misin?” dedi. “Romansa bulaşmadım, söz.” Gülümsedim. Belki de ilk defa içten bir tebessümdü bu. --- Gece çöktü. Üçümüz sessizce oturduk. S lambayı yakmadı, sadece mum yaktı. Gölgeler duvarda dans etti. Ve biz ilk kez konuşmadan anlaştık. O an fark ettim: Her şey öldürmek değildi. Bazen bir tahta parçası, bir çamurlu kahkaha, ya da mum ışığında yüzüne vuran bir bakış… Bazen en ağır infaz, sessizlikti. ... Gece. Uyku beni yavaşça ele geçirdi, ama huzurla değil. Boğazıma dolanan bir karanlık vardı. Sanki içimde biriken her katliam, her çığlık… rüyada şekil buldu. --- Bir ormandaydım. Her adımda dallar kırılıyor, ağaçlar kulağıma fısıldıyordu: > “Sema... Sema... Sema...” İrkilerek döndüm. Küçük bir kız, yere diz çökmüş, elleri kan içinde bana bakıyordu. Kız kardeşim. Ama yüzü parçalanmıştı. Gözleri yoktu. Sadece boşluk. > “Beni kurtaramadın,” dedi. “Ama şimdi onlar da geliyor.” Arkamda gölgeler hareketlendi. 8 kişi. Ama yüzleri silik. Sadece biri parlıyordu: Kaza. Elinde bir gazete makalesi vardı. Manşet: > “Adaleti Sağlayanlar mı, Yeni Tiranlar mı?” Rüya çığlıklarla çatladı. Alev aldı her şey. Ve küller içinden biri yürüyerek bana yaklaştı. > “Ben seni tanıyorum, Aren. Ama sen hâlâ kendini tanımıyorsun.” Ve ardından gözlerimi açtım. Sabah olmuştu. --- Ter içinde uyandım. Ellerim titriyordu. Ama bu bir rüya değildi sadece. Çünkü dışarı çıktığımda, toprağın üzerinde bir şey fark ettim. Ayak izleri. Kasabanın dışına, ormana doğru gidiyordu. Ama bizim ayak izlerimizden değildi. S ve Kaza hemen yanıma geldiler. İzleri gösterdim. S eğildi, toprağa dokundu. > “Taze. Ve tek kişi değil... En az üç farklı iz.” Kaza gözlerini kıstı. > “Bizi mi izliyorlar… Yoksa başka bir şey mi arıyorlar?” Kalbim göğsümde düzensiz attı. Rüyadaki sözler... tekrar çınladı: > “Ama şimdi onlar da geliyor…” Orman bizi çağırıyordu. Geçmiş, sadece zihnimde değildi. Şimdi, toprağın altında da nefes alıyordu. Ve biz, karanlığın kalbine bir kez daha yürümeye hazırlanıyorduk. ... Orman. Hava yoğun, sessiz, neredeyse yapışkan. Sanki ağaçlar bile bizi izliyordu. Kaza izleri sürüyordu, S tetikteydi. Ben ise… bir rüyadan çıkamamış gibiydim. Her adım, rüyadaki yankılara daha çok benziyordu. Sonra durdum. Bir ağacın gövdesine kazınmış bir sembol: ∞ Sonsuzluk işareti. Ama ortasından bir çizgiyle kesilmişti. Kırılmış sonsuzluk. Aynı işareti… rüyamda, Sema’nın göz boşluklarının içindeydi. Donakaldım. > “Bu,” dedim fısıltıyla. “Bu... benim rüyamda vardı.” Kaza ve S aynı anda bana baktı. S hemen ağaca yaklaştı, elini kabartıya sürdü. > “Taze kazınmış. Bu sıradan bir işaret değil.” İzleri takip etmeye devam ettik. Biraz sonra... başka bir ağaçta kanla çizilmiş bir kelebek. Ama kan pıhtılaşmıştı. Küçük... ve sol kanadı eksik. Kelebek. S. Kaza. Ben. Bu sadece bir iz değil, bir uyarıydı. Kaza arkasına döndü. Yüzü solgundu. > “Biri bizim zihinlerimize girmiş gibi. Seni tanıyor, Aren.” Benimse kalbim buz kesmişti. Çünkü... bir sonraki işaret geldiğinde artık emindim: Bir çam ağacının dibinde,…

Bölümün tamamını WritePad'de oku