3 GÜN

BÖLÜM 1: KIRILMA NOKTASI

Yazar:

3 GÜN - zinolay kitap kapağı
3 GÜN kitap kapağı

Aren’in Gözünden Üç gün. Tam olarak yetmiş iki saat. Bir ömür gibi de gelebilir, göz açıp kapayıncaya kadar da geçebilir. Ama gerçek şu: Öleceğim. Doktorun gözlerinde o bildik acıma vardı. O hissi sevmem. Kimse bana acıyamaz. Acınacak biri değilim ben. Belki de artık kimse değilim. Kâğıt gibi bir adamın sesi yankılandı kulaklarımda: > “Üç gününüz kaldı, üzgünüm.” Üzgünmüş. Sanki hayatıma hiç anlamı varmış gibi. Hastaneden çıkarken içimde tuhaf bir rahatlık vardı. Sanki zincirler çözülmüş, kurallar ortadan kalkmıştı. Yüzümde hafif bir tebessüm hissettim. “Zaten üç günüm kaldı,” dedim kendi kendime, “artık hiçbir şeyin önemi yok.” Sokak lambalarının altından geçerken karanlıklar üzerime çökmüyordu artık. Onlar bana yaklaşıyordu, dost gibi. Ve tam da o sırada... Bir ses. Kadın çığlık atıyordu. Bir adam — iri yarı, gölgelerin içinden çıkmış gibiydi — onu yumrukluyordu. İnsanların gözleri başka yöne bakıyordu. Klasik. Cesaret, çoğu insanda sadece bir kelime. Ama ben? Ben zaten ölmüş bir adamım. Korkum yok. Adamı takip ettim. Sessizce. Adımlarım öfkeyle değil, matematiksel bir kararlılıkla attım. Adresi ezberledim. Penceresini, kapısını, alışkanlıklarını not ettim. Ve sonra... içeri girdim. > “Merhaba,” dedim fısıltıyla. “Bugün senin şanssız günün... ya da belki benim şanslı gecem.” Bağırdı. Ama sesini duyan olmadı. Duvarlar kalındı, ses yalıtımı iyiydi. O da benim gibi yalnızdı bu hayatta. Önce hadım ettim onu. Acının gözlerde yarattığı o panik... tarifsiz. Sonra yavaşça öldürdüm. Zevk için değil. Bir sebep için de değil. Sadece… çünkü artık yapabiliyordum. Ellerim kana bulanmıştı. Lavaboya gittim, suyu açtım. Aynada kendime baktım. Yüzümde ilk defa bir anlam vardı. Ölüm yaklaşıyor olabilir. Ama ilk defa, gerçekten yaşıyor gibiydim. ... Adam hâlâ nefes alıyordu. Korku dolu gözlerle bana bakıyordu. “Beni bırak...” diye inledi. Gülümsedim. “Zaten bırakacağım. Ama önce... seni dünyadan da sileceğim.” Her şey önceden düşünülmüştü. Hemen hiçbir şey rastgele değildi. Asıl iş, şimdi başlıyordu. Adamın cesedini temiz bir şekilde sardım. Plastik örtü, gazlı ip, çöp poşetleri. Hiçbir DNA izi kalmayacak şekilde paketledim. Evin kapısını, camları, bastığım her yeri sildim. Ayak izimi bile bırakmadım. Sonra bagaja yerleştirdim onu. GPS açık değildi, kamera kör noktalarından ilerledim. Karanlık çökerken o terkedilmiş kimya fabrikasına ulaştım. Yıllar önce infilak etmişti. Ama içerideki saf sülfürik asit kuyusu hâlâ aktifti. Ve benim gibi bir adam, her zaman eski gazeteleri okur. Maskemi taktım. Eldivenlerimi sıkıca geçirdim. Cesedi yavaşça indirdim. Birkaç saat içinde… sudan bile daha temiz olacaktı. Etten, kemikten, hayattan hiçbir iz kalmayacaktı. Asidi izledim bir süre. Köpürdü. Buhar yükseldi. Adam yok olmuştu. Tıpkı beni hayatta tutan her şeyin yok oluşu gibi. Ardından arabayı da değiştirdim. Eski bir çalıntı plakayla iş görmüştüm. Şimdi onu da bir uçurumdan aşağı gönderdim. Ardımda hiçbir şey bırakmadım. Sadece karanlık. Ve ben. O gece eve döndüm. Ellerim temizdi. Zihnim daha da temiz. Ve aynaya baktığımda bir düşünce geçti aklımdan:“Ben sadece bir katil değilim... Ben bir sanatçıyım artık.” .... Gözümü sabaha karşı dörtte açtım. Uyumadım demem gerek aslında. Gözlerim kapalıydı ama zihnim... Zihnim her saniye yeni bir fikir doğuruyordu. İlk cinayet... mükemmeldi. Asit kuyusuna attığım o ilk beden, artık elementlerine ayrılmıştı bile. Hiç kimse onun bir zamanlar yaşadığını bile hatırlamayacak. Ne mezar, ne ad, ne hatıra. Tam anlamıyla sıfır. Ama bana bu yetmiyordu. Zamanım daralıyordu. Ve içimde büyüyen o karanlık artık tek bir kurbanla susmuyordu. Bu gece... üç kişi daha ölecekti. Üstelik tek ortak noktaları vardı: Ahlak maskesiyle gezen şeytanlar olmaları. --- Kurban 1 – “Babacan Öğretmen” Sabah okula giden bir çocuğun annesinden duydum. Bir öğretmenin, kızını tehdit ettiğini, gece evlerine kadar mesaj attığını. Ama şikayet etmeye cesaret edememişler. Çünkü adam yıllardır tanınan, “örnek biri”ymiş. Klasik. Onun evine gece 21:45’te girdim…

Bölümün tamamını WritePad'de oku