21.Yüzyıl Gençliği

2.Bölüm

Yazar:

21.Yüzyıl Gençliği - violedian kitap kapağı
21.Yüzyıl Gençliği kitap kapağı

2.Bölüm Boğaziçi Köprüsü, Akıncılar ve Lise Adana'da yaz gittikçe kendini gösteriyordu. Öğle saatlerinden akşama kadar dışarıda emekçi insanlar dışında kimseyi göremezsiniz. Çamaşırları bile gece seriyorduk. Gündüz balkona çıkmaya yüreğimiz yetmiyordu. Temmuz'un ortasına gelmiş, küçük kardeşim yeni 3 yaşına basmıştı. Sıcaktan pişik olmamak için nenemin diktiği basma pijamalarla geziyorduk hep. Oturma odasında ben ve kardeşim yerde kilimin üstünde, annem ve ablam bir çekyatta, abim bir çekyatta yatıyordu. Babamsa iş kurma peşindeydi. Haliyle daha bir rahatlık vardı evde. Koluma kafasını koyan kardeşimle bakışımı ona yönlendirdim. İsilik döktüğü için çok huzursuzdu. Kahve gözleri baygın baygın bakıyor, kahve saçları karışmış, tombul yanakları kızarmıştı. Gülümsedim. Kollarından tutup göğsüme çektim. Anında göğsüme çıktı. Kendi kendini sallayarak uyumaya çalışırken annem hareketlendi. Göz göze geldim. Hepimiz sıcaktan bir tuhaf olmuştuk. "Saat kaç? İkindi okundu mu?" Dedi uyku mahmurluğuyla. "Yok daha olmadı. Uyu istersen?" Yavaşça çekyatta doğruldu. Esnedi. "Uyuyup uyandıkça daha bir kötü oldum. Yemek de hazırlamamız lazım." Başımı salladım. Hâlâ sırt üstü kilimde, kardeşim kucağımda yatıyordum. "Selim uyudu mu?" Annemin sesiyle kıkır kıkır güldü. "Oyun oynuyor benle, ne uyuması?" Dedim. Emzikli ağzıyla bir şeyler mırıldandı boynumda sonra kucağımdan kalkıp annemin bacaklarına yapıştı. "Oğluşş, oyun mu oynuyorsun sen ablanla!" Onlar kendi aralarında konuşurken yan döndüm. Lise için tercih yapacaktım ağustos ayında. Şimdiki puanla evimin yakınlarında iyi diyebileceğim liseler geliyordu. Yüzde 12'lik dilimdeydim çok da kötü sayılmazdım. Ofladım. Çekyatın ayaklarında sanki geleceğimin farklı versiyonlarını görüyordum. Bazıları hayaldi bazıları hedef. Zaman geçtikçe gözlerim kapandı. **** "Kızım, kalk hadi akşam oldu. Yemek ye." Hayal meyal duyduğum annemin sesi gittikçe kendini belli etti. Gözlerimi açtım. Sıvası çatlamış beyaz tavan ve oraya yapışan mucukları gördüm. "Hadi hadi uyan. Yemek yiyelim baban da geldi." Anneme baktım. Çiçekli yazması dağılmış, pişirdiği sarmanın kokusu üstüne sinmişti. Gülümsedim. "Sarma mı yaptın? Of, çok güzel kokuyor!" Heyecanla kalktım yerden. Belime ağrı girse bile umursamadım. Sarma için ölürdüm. "Evet, sofrayı hazırlayacağız. Git elini yüzünü yıka gel." Dedi annem. Banyoya doğru giderken mutfağın önünden geçiyordum. Durdum mutfak kapısına yaslandım. Babam mutfak masasına oturmuş meyve yiyordu. Güneş'te iyi yanmıştı. Esmer olan teni daha da esmerleşmiş, saçlarındaki beyazlıklar sanki artmıştı. Ela gözleri kızarmıştı. O an utandım. Keşke daha yüksek puan alsaydım. Babamı mutlu etseydim. "Hoş geldin baba." dedim sakin bir şekilde. Ela gözleri beni buldu hemen. Yüzü ifadesiz de olsa gözlerindeki merhameti görebiliyordum. "Hoş bulduk. İyi uyudun, bir dahaki sefere kuru yere yatma. Hasta olursun bak." Başımla onaylayarak "Tamam." dedim. Kaşlarını kaldırıp "Yüzünü yıka da bir açıl." Dedi. Başımla onayladım. Koridordan ikinci kapı banyoydu. Banyonun tam karşısı yatak odası onun yanında da çocuk odası vardı. Güneş daha batmamış, ikindi havası dediğimiz güneşin batmaya yakın serin olduğu vakitteydik. Sanırım saat de altı civarlarıydı. Banyoya geçmeden çocuk odasına baktım. Abimle kardeşim bilgisayar oynuyordu. Daha doğrusu abim oynuyor, Selim de ellerini abimin üstüne koymuş kendisi oynuyor gibi hareket ediyordu. Sırıttım. Banyoya geçtim, elimi yüzümü buz gibi suyla yıkadım. Adana'nın en sevdiğim yanı kesinlikle yaz kış buz gibi suyu olmasaydı. Çatalan Barajı'ndan geliyordu. Ve tadı da bence gayet güzeldi. Hazır su kullanmazdık kolay kolay. Musluğa ağzımı dayayıp bolca su içtim. İçim yanmış meğer, o kadar iyi geldi ki. Annem görse terliğini yerdim. Hiç hoşlanmıyordu bu hareketimden ama umurumda değil. Benim evim ve temizdi neyinden iğrenecektim? Yüzümü havluyla kuruladıktan sonra aynadaki yansımam gözüme çarptı. Sınavdan sonra anneme çenemin altında kestirdiğim kahve saçlarım, tombul yuvarlak yüzümle hiç…

Bölümün tamamını WritePad'de oku