21.Yüzyıl Gençliği

1.Bölüm

Yazar:

21.Yüzyıl Gençliği - violedian kitap kapağı
21.Yüzyıl Gençliği kitap kapağı

Bu vatan için canını veren şehitlerimizin aziz ruhu şad olsun. Şehit yakınlarımız ve gazilerimizden Allah razı olsun. İki cihanda da mutlu olsunlar. Karakterler kurgusaldır. 1. BÖLÜM Sur Olayları, Hendekler ve Şehitler. ( 2 Aralık 2015 - 10 Mart 2016) Test kitabındaki soruları çözmek kolaydı, ben çözemesem abim ya da öğretmenim çözerdi. Oturma odasında Teog için çıkardığım kazanım testleri bir kenarda ben bir kenarda televizyonun önündeki tekli koltuktaydım. Uzun bir aradan sonra Star Tv'yi açmış gündüz kuşağı dizilerini izliyordum. Bu aralar haber kanalları dışında bir kanalda açılmıyordu. Annem namazdayken babamda evde yokken tam zamanıydı bu fırsat bir daha ne zaman ele geçerdi ki? Dalgınlıkla diziyi izlerken annemin salavat getirdiğini duydum. Öğle namazını kılmıştı. Korkuyla kumandayı öbür çekyata attım. Kalbim kulaklarımda atıyordu. Yüzümün kızarıklığını hissediyordum. Annem arahole gelip aynadan yazmasını düzeltirken hemencecik testimi kucağıma aldım. Aylak aylak televizyon izlediğimi görse bir terlik yerdim. Bende de uyanıklık var tabii biraz. Daha önce çözdüğüm testleri hep yeni çözmüş de ara vermiş görünümünü verirdim. Annem arkasını dönerken beraber derin bir of çektim. "Yoruldum ya. Bakalım kaç test çözdüm?" Göz ucuyla annemi izliyordum. Oturma odasına geldi. "Hm...5 test biraz ara vereyim." "Aferin kızım. Böyle devam et. Vatanına, milletine ve dinine hayırlı ol." Dedi. Suçluluk duygusuyla, biraz da vicdan azabıyla oturduğum yerde dikleşirken "Sağ ol annem. İnşallah inşallah" dedim. Annem çekyata oturup kumandayı aldı. Hemen haber kanalını açtı. Kıpkırmızı olan bir yayın ve canlı. Spiker: "Çözüm süreci sona erdi. PKK terör örgütü özyönetim hakkı isteyerek bazı ilçelerin girişlerini güvenlik güçlerine kapattı." 'Nasıl yani? Ne oldu yani?' Anlamazca ekrana bakıyordum. Ne olacaktı bundan sonra? Anneme baktım. Eli ağzına çıkmış, korkuyla ekrana bakıyordu. O an içime bir ateş düştü. Kötü bir şeydi. Kötü bir şey oluyordu. Pkk'yı biliyordum. Bir sürü şehit vermemize neden olan ülkemizden toprak almaya çalışan hainlerdi. Ama önceden kırsalda dağdalardı, hep öyle demişlerdi. Nasıl merkeze şehirlerin içine girmişti? "Allah sonumuzu hayretsin. Allah milletimize zeval vermesin. Allah'ım nolur askerlerimizi, polislerimizi koru." dedi annem. "Amin." Diyiverdim hemen. Gözümü ekrandan ayıramıyordum. Üst üste yetkililer açıklama yapıyor, asker ve polislerin görevlendirildiği bilgisi veriliyordu. Annem "Kızım kalk ödevlerini al çocuk odasına git. Orada çalış." Dedi. İstemeye istemeye kalbimde korkuyla testlerimi alıp odama geçtim. Biraz böyle devam etti. Evde yoğun bir hava hakimdi. Günler günleri kovaladı. Çatışmalar başladı. Okulda, dolmuşta, markette, evde... Her yerde Diyarbakır'da başlayan ve çevre illere sıçrayan olaylar konuşulmaya başlandı. Şehit haberleri üst üste geliyordu. O sırada aileminde evde bana baskısı arttı. "Kızım derslerine iyi çalış, kimseyle bu konuyu konuşma, tartışma. Bak görüyorsun ülkemizi vatanımızı parçalamaya çalışıyorlar. Bir sürü şehit oluyor. Neden? Sen bu ülkede okuluna rahat gidebil diye orada şehit oluyorlar." Her gün her an duyduğum o sözler ben de büyük bir sorumluluk duygusuna yol açtı. Matematiğim kötüydü. Tipik bir sözelci kafasına sahibim. Çözemediğim her soruda kendimi o kadar berbat hissediyordum ki. Gizli gizli ağlıyordum. Şehitlerime olan borcumu ödeyemiyordum. Okuldan eve, evden okula mekik dokuyordum. Okulumuz sabahçı ve öğleci diye ikiye ayrılıyordu. Son sınıf olduğum için sabahçıydım. Normalde mızmızlanarak çıktığım yataktan şimdi alarmdan önce kalkıyor, hazırlanıyor ve vaktim gelene kadar kitap okuyordum. Evdeki milli duygular hat safhaya çıkmıştı. Her şehit haberinde saatlerce ağlıyordum. Gittikçe arkadaşlarımla arama mesafe girdi. Teog ikinci yazılı gibi işleniyordu karneye. Bir birinci dönem bir de ikinci dönem girdiğimiz için haliyle herkes hummalı bir çalışma içerisindeydi. İkinci dönemin başları, hava yağmurlu. Ders kitabımdaki bayrağa dalmıştım. Boş dersti. Öğretmenlerimizde…

Bölümün tamamını WritePad'de oku