1.
Yazar: A.P.

[İlk bölümdür, ayrıca ilk ‘Texting’ kurgum olduğundan lütfen biraz empati.] +0533******* -“ Yavrum diyorum arkadaşlar aldı telefonu, ayrıca telefoncu başı benim o yüzden yazamadım sana.” +0589******* -“ Anandır yavrum götelek, hangi yüz ile numaramı bulup rahatsız ediyorsun beni? Sikerim lan geçmişini de geleceğini de.” +0533******* -“ Anlamadım? Aşkım niye öyle dedinki.. ben o kadar koştum birde telefonu almak için sahada süründüm bildiğin! Dizlerim hala yara içinde. Yapma be güzelim kırıldıysan söyle.” +0589******* -“ Pervasız şerefsiz sen beni yârin felanmı sandın? Siktir git kafamı şişirme göt ağızlı.” +0533******* -“ Aşkım kırma ama beni… böyle küfür etmen gerçekten canımı sıkıyor. Bak ara kurban olayım şu tuşlu telefonu birazdan götüme sokacağım parmaklarım acıyor.” ‘0533******* adlı kişiden gelen sesli arama isteği’ ‘Arama kabul edildi.’ Selçuk; -“Oh be güzelim ben diyorum bütün gün yüzüm niye gülmüyor, komutanlar başım da geziyor. Sesini özlemişim hani benim gül yüzlüm!” Ertekin; -“Selçuk siktim iflahını, o telefonu ağzından sokup bağırsaklarını dele deşe anüsünden alacağım çocuk.” ‘Arama +0533******* kişisi tarafından sona erdirildi.’ +0589******* -“ Selçuk siktim belanı, revire haber ediyorum seni içeri dahi almayacaklar. Ellerimde öleceksin piç.” +0533******* -“ Komutanım affedin, bizim koğuştaki arkadaşlar almışlardı telefonumu. Numaraları hep değiştirmişler. Zaten yaralıyım yapmayın…" " :( “ +0589******* -“ Beş dakika içinde odamda olmazsan benim yüzümdeki yaralardan daha beterini sana yaparım.” ‘+0533******* çevrimdışı.’ ——— Korkak adımlarla ilerliyordum, başımı eğdiğim yerden kaldırmamış, bir kaç kaz merdivende tökezlemiştim fakat utancımdan ne yaşasam az kalırdı. Cebindeki tuşlu telefonu kapatmıştım, Kard’ı gelmeden önce saklamıştım. Böylece Gazinodan başka bir tane daha alırsam içerisindeki numaraları kullanma şansım olacaktı. İçimdeki heyecan birazdan yaşayacaklarım için ön gösterim gibi geliyordu bana. Hızlıca çıktığım basamaklardan mı yoksa Ertekin komutana olan korkumdanmı, neden titrediğini bilmediğim bacaklarım yüzünden birazdan yere yığılabilirdim. Kapıya bile elim gitmez iken derin bir nefes ile ecelimin kapısını nazikçe tıkladım. İçeriden sesli bir toparlanma sesi gelmişti, kulaklarım ile duymuştum o fermuar sesini.. bir kaç saniye daha bekledikten sonra “Gel!” Sesi duyuldu. Kapı kulpunu nazikçe indirip kafamı içeriye uzatınca hiç görmediğim bir şey gördüm, Adam sinirden köpürüyordu. Adımlarım geri geri gitse bile dikkatsiz davranışımın cezasını ödemem gerekliydi, komutana tüm cilveli özürlerimi dilemiştim, kız arkadaşım sanıp. Kız arkadaşım bile değildi, rastgele numara çeviren bir kızdı. Uzun süre olmamıştı, daha iki gün. Numarasını alıp konuşuyordum taki bugüne kadar. Maskeli adam’ın üstündeki gömlek konforsuz gelmiş olmalıydı sanırım, kollarını kıvırmış, biraz dağınıktı. Sanırım beni sikip atacaktı.. içeriye girdiğimde esas duruşu geçmiştim. Tekmil verirken elini havaya kaldırıp susturdu beni, sesime tahammüllü yok gibiydi. “Rahat.” “Emredersiniz komutanım..” Rahata geçtiğimde arkasını dönüp masaya gitmişti, elbet açık olan bağrından dolayı göğüs kıllarını görüyordum.. maskesi boynunu anca kapatıyordu zaten. Yeşil kumaş bir maskesi vardı… Ertekin komutanı duyduğumdan beri fantezi malzemesi olarak kullanasım geliyordu fakat duyarsa diye götümü bile domalamıyordum. “Götüne fitil sokup patlatırım çocuk. Götünüz başınız rahat dursun, yaptıklarınız zaten kulaklarıma geliyor… biraz daha sınırı aştığınız an…” Sessizleştiğinde gerçekten şiddetli bir fırtına gibi eseceğine emindim… arkası dönük olduğundan kasları zaten belli oluyordu, boğa gibi adamdı mübarek. Buna kadın dayanmaz. “Sınırsız askerlik kazandın, kendini kutla- yada dur.. bununla kutla.” Yanında durduğu kitaplığı bir anda devirmesi ile tüm dosyalar, kitaplar, kağıtlar, kalemler yerlebir olmuştu. Benim üstüme kadar gelen eşyalar yüzünden geriye doğru kaçmıştım. Açıkçası şaşkındım. Ben hala şaşkınlığımı gidermemiş iken komutan bir dolap daha yı…