Beni Bile
Yazar: Almina

Bölüm görselleri

🎶 Tarkan-Salına Salına Sinsice Kollarımda. Güvende. İki kelime insanın sinir sistemini ne kadar bozabilirdi? Benimkini dağıtmaya fazlasıyla yetmişti. Demir kapının dışında kalan bedenimi geri çevirdiğimde Vincent'ın eli hâlâ Alina'nın belindeydi. Alina'nın az önceki gülümsemesinden eser kalmamış, kaşları çatılmıştı. Ne yapacağımı kestirmeye çalışıyordu. Vincent ise sakindi. Beynini dağıtmam için bana yeterince sebep verecek kadar sakin. "Kollarında, öyle mi?" dediğimde Alina'nın bakışları Vincent'tan bana kaydı. "Levi, ne oluyor?" "Hiçbir şey." "Yüzün hiç öyle söylemiyor." "Ben de aynı şeyi merak ediyorum," dedi Vincent. Eli Alina'nın belinden ayrılırken gözleri yüzümdeydi. "Buraya neden geldiğini kendine açıklayamıyorsan, cevabı benim yüzümde arama, Van Doren." Demir kapıyı yeniden açtım. "Neden geldiğimi gayet iyi biliyorum." "Anladığım kadarıyla burada ne olduğunu bilmeyen tek kişi benim." Alina ikimizin arasında gidip gelen bakışlarını Vincent'ta durdurdu. "Bu gerçeği değiştirmeyi düşünen var mı?" Vincent'ın cevabı gecikmedi. "Bence biliyorsun. Yalnız senin bildiğinle onun kabul edebildiği şey aynı değil." Üzerine yürüdüğümde Alina hareketimi benden önce okuyup aramıza girdi. Avucu göğsüme çarptığında onu önümde sürüklememek için durmak zorunda kaldım. "Levi, hayır." "Çekil, Alina." "Önce ne yapacağını söyle." "Sürprizin tadını kaçırma, Alina." Vincent, hâlâ o sikik sakinliğiyle Alina'nın omzunun ardından bana bakıyordu. "Alina'nın arkasından çık ve öyle bak yüzüme." Vincent'ın ifadesinde en ufak bir değişim olmadı. "Kimsenin arkasına saklanmıyorum." "O zaman gel." "İkiniz de kesin artık!" Alina iki kolunu açıp aramızdaki mesafeyi korumaya çalıştı. "Ben burada dururken birbirinize saldırmayacaksınız." "Geride dur, bebeğim," dedi it Alina'yı koruma bahanesiyle belinden tutup arkaya alırken. "Bari sen başlama, Vincent." Alina daha Vincent'a dönmeye fırsat bulamadan piç, ağzını kapalı tutmak için eline geçen son şansı da harcadı. "Bırak da neye bu kadar öfkelendiğini kendi elleriyle göstersin." Elim önce Alina'nın beline dolanan bileğini buldu. Vincent'ın tutuşunu bozup Alina'yı kendime çektim, bedenimi araya sokarak onu arkamda bıraktım. "Levi!" Artık karşımda yalnızca Vincent vardı. "Levi sakın!" Benden önce davrandı. Yumruğu çenemin kenarına indiğinde dünya başımla birlikte kısa bir an yana kaydı. Ağzımın içine sıcak, metalik bir tat yayıldı. Dilimi yanağımın içindeki yaraya bastırıp ona yeniden baktığımda öfkemin arasından bambaşka bir şey sıyrıldı. İyi. Piç dövüşebiliyordu. En azından birazdan olacaklar tek taraflı görünmeyecekti. Yakasını avucumda topladığım gibi yumruğumu yüzüne geçirdim. Darbenin altında başı geriye gitti ama sandığım kadar kolay çözülmedi, daha nefesini toplamadan iki eliyle göğsüme yüklenip üzerime geldi. Çakıllar ayakkabılarımın altında ezilirken geriye sürüklendim. Omzu gövdeme gömüldüğünde kaburgalarımın arasından keskin bir acı geçti. Güçlüydü. Güzel. Yumruklarıma karşılık verildiğinde keyfim iki kat artıyordu. Ağırlığımı topuklarıma verip ilerleyişini kestiğimde Vincent başını kaldırdı ve göz göze geldik. Soluğu sertleşmiş, yüzüne ilk kez eforun sıcaklığı vurmuştu. Az önce sinirlerimi lime lime eden o ölçülü sakinlikten geriye pek bir şey kalmamıştı. İşte bunu sevdim. Kolunu yakaladığım anda ağırlığımı üzerine verdim. Bedeninin yönü benimkiyle birlikte kırıldı, bu kez çakılların üzerinde geriye sürüklenen oydu. Öfke, bedenimde kendinden başka hiçbir şeye yer bırakmıyordu. Vincent ikinci kez vuracak alan bulamadan yakasını avucumda toplayıp bütün ağırlığımla ileri sürdüm. Ayaklarının altında çakıllar dağılırken sırtı demir parmaklıklara öyle sert çarptı ki kapı yerinden sökülecek gibi zangırdadı. "Levi!" Alina'nın parmakları koluma kapandı. "Yeter artık! Ne yapmaya çalışıyorsun sen? Birbirinizi öldürene kadar devam mı edeceksiniz?" Elimi çekiştirdiğinde dönüp ona bakmadım. "Levi, bırak onu!" "Uzak dur, Alina." "Uzak durmayacağım!" Koluma daha sert asıldı. "Benim bahçemde birbirinizi parçalıyor…