Bir Öpücük Meselesi
Yazar: Almina

Bölüm görselleri

🎶 Gülşen-Bir Taraf Seç Levi Malikânemin kapısı arkamdan usulca kapandı. Loş ışık siyah mermerlerin üzerinde kırılırken antrasit duvarlar sessizliği daha da ağırlaştırıyordu. Burayı ilk kez görenler zenginliğimi görürdü, bense tek işe yarayan tarafını. Burası hiçbir zaman evim olmamıştı. Ev dediğin yere dönmek isterdin, ben buraya yalnızca ortadan kaybolmak istediğim zamanlarda gelirdim. Amsterdam'daki evim yaşamak içindi, şehrin dışındaki bu yerse çekildiğim cepheydi. Skandalın üzerinden üç gün geçmişti. Üç gündür herkes aynı öpücüğü konuşuyordu. Aynı görüntü, aynı manşetler, aynı ahlak bekçileri, hiçbiri sikimin ucunda bile değildi. Dünyanın en büyük problemi bir öpücükse, gayet iyi durumdaydık. Üçüncü saate yaklaşan duşun ardından belime siyah şortlarımdan birini geçirdim. Dolabın yarısı onlarla doluydu. Seçenekler, ne istediğini bilmeyen insanlar içindi. Islak saçlarımdan süzülen damlalar sırtımda kaybolurken doğruca içki dolabına yürüdüm. Kristal kapağı açar açmaz elim yine aynı şişeyi buldu. Alışkanlık dediğin, kararsızlığa yer bırakmıyordu. Kadehe iki parmak kadar viski doldurdum. Buz maşasına uzanan elim havada bir an durdu, sonra geri çekildi. Yumuşatılmış hiçbir şeyi sevmiyordum. İlk yudum boğazımdan geçerken teraryumun önünde durdum. Cam kapak aralandığı anda içerideki simsiyah gövde ağır ağır kıpırdandı. Nyx başını dışarı uzattı. Çatallı dili elimin üzerine değer değmez bileğime dolandı, oradan koluma doğru sessizce ilerledi. Kolumu görüş hizama kaldırdım. "Ne bakıyorsun?" Çatallı dili burnumun ucuna kadar uzanınca başımı hafif geri çektim. "Deme öyle..." dedim kaşlarımı kaldırarak. "Ben de aynı şeyi düşünüyorum." Nyx omzuma doğru süzülüp, kaslarını neredeyse hiç hissettirmeden boynuma dolayıp başını çenemin altına yerleştirdi. "Hepsi kafayı yemiş." Başını omzumun üzerinden önüme doğru uzattı. "Sen hariç." Dili onaylar gibi şakağımda dolaşınca, "Tamam, tamam," dedim sırıtarak. "Anladık, etrafımdaki en zeki canlı sensin." Kadehi yeniden dudaklarıma götürdüm ve viskiyi ağzımda birkaç saniye dolaştırıp yuttum. "Hatta..." diye mırıldandım gözlerim ormanın karanlığında kaybolurken. "Biliyor musun? Aramızdaki en normal canlı da sensin." Nyx başını hafifçe yana kırdı. Ben bunu onay saydım, işime geliyordu. "Normal insanlar evinde piton beslemez," dediğimde Nyx istifini bile bozmadı. "Gerçi..." dedim kadehi yavaşça çevirirken. "Normal bir adam canlı yayında FIFA hakemini de öpmez." Nyx başını yeniden çenemin altına bıraktı. Viskiden bir yudum daha alırken sehpanın üzerindeki telefonum titredi. Göz ucuyla ekrana baktığımda Emma'nın aradığını gördüm. Dudaklarımın arasından bezgin bir nefes kaçtı, bugün beşinci kez arıyordu. İnat konusunda kendisiyle yarışabilecek tek insan yine kendisiydi. Aramayı reddedip telefonu ters çevirdim. İki saniye geçmeden telefon yeniden titreşti. Sekizinci aramaya geldiğinde sonunda cevap verdim. "Bu ısrarın tehlikeli bir hâl almaya başladı," dedim açar açmaz. "Israr etmeye devam edersen bana karşı bir şeyler hissettiğini düşüneceğim." "Hissediyorum," deyince keyifle sırıttım. "Nefret! Oldukça da istikrarlı üstelik. Senin için yeterli mi?" "Bana karşı bu kadar derin hisler beslemen gururumu okşuyor." Kadehin kenarını başparmağımla yoklarken, "Kırk saniyen var," diye ekledim. "Otuz dokuzunu beni özlemediğini kanıtlamaya çalışarak harcadın." "Eğlencen bittiyse beyninin çalışan kısmına geçelim." "İkisini aynı anda yapabiliyorum." "Bugüne kadar aksini kanıtlamak için olağanüstü çaba gösterdin. İfadeni verdin mi?" "Verdim." "Ne söyledin onlara?" "Ne ezberlettiysen onu okudum." "Kelimeleri değiştirmedin umarım." "Biraz..." dedim ciddiyetten uzak sesimle. "Kendi dilime eğip bükmüş olabilirim." "Federasyon disiplin kurulunu toplamış, Levi," dediğinde bardağı tutan elim kasıldı. "Duydum." Sertçe, "Duydun ama bir halt anlamadın," derken sesi bir ton daha sertleşti. "Lisansın soruşturma sonuçlanana kadar askıda. Tesislere girebilirsin, antrenmana çıkabilirsin ama resmî maç söz konusu olduğunda yoksun, Levi…