TEKNO-DEVLET

Gizli Saklı

Yazar:

TEKNO-DEVLET – elif ŞAHİN kitap kapağı
TEKNO-DEVLET – elif ŞAHİN kitap kapağı

Geçmiş: 20/01/2028 Odasının penceresinden içeriye giren ışık süzmesi, 24 yaşındaki genç kadının gergin yüzünü aydınlatıyordu. Kucağında, 1,5 ay önce doğan ve resmi kayıtlarda hiçbir izi bulunmayan ikizleri duruyordu: Leyla Miray ve Aras. “Gelişimini tamamlamayanların üremesi yasaktır!” diyordu devlet ve bunu sokak duvarlarına yazdırdığı yazılarla, her kapıya bıraktığı mektuplarla insanlara duyuruyordu. Henüz 25 yaşına basmadıkları için çocuklarını devletten saklamalılardı. Devletin gözünde bu durum rejimi tehdit ediyordu ve yok edilmesi gerekliydi. Bilmeden de olsa bir suç daha işlemişlerdi; çocukların beyninde çip yoktu. Yönetim yanlıları hariç herkesin beyninde bulunan ama kimsenin bilmediği çip, Leyla ve Aras'ta yoktu. Zamanları kalmamıştı; çocuklarını daha fazla saklayamazlardı. 25 yaşına basmalarına sadece 4-5 gün kalmıştı. Bir karar verdiler; ne kadar riskli olsa da çocukları için bunu denemeleri gerekiyordu. Her şey tam bir ay önce, evlerinde otururken bir anda kapılarının çalınmasıyla başladı. Birini beklemiyorlardı, telaşlandılar. Adam telaşlı adımlarla kapıyı açtığında paspasın önünde bir mektup duruyordu. Adam mektubu alıp içeriye geçti; kadın mektubu görünce meraklandı. Mektubu açıp okumaya başladılar. Mektupta şöyle diyordu: “Zamanınızın daraldığını biliyorum. İkizlerinizi devletten daha fazla saklayamazsınız; tabii benim yardımım olmadan. Onları kurtarmak istiyorsanız, 25 yaşınıza basmanıza 4 gün kala, gece yarısı Kefaret Kurumu’nun arka kısmına gelin. Sizi orada bir kadına karşılayacak, çocukları o kadına bırakın ve gidin. O kadın ikizleri müdürlerden ve kameralardan gizleyerek büyütecek. Karşılığında sizden tek bir şey istiyorum: 25 yaşına bastığınızda Kripto Teşkilatı’na götürülürken arkaya bakmayacaksınız ve bu mektubu yazanı asla aramayacaksınız. Eğer çocuklarınızın yaşamasını istiyorsanız, o gece gelin.” Okudukları mektup onları dehşete düşürmüştü. Bu gizemli kişi kimdi? Onlara neden yardım ediyordu? Kafalarında onlarca soru işareti olsa da şimdi, o mektupta yazan randevu gününe saatler kala, bunu denemekten başka çareleri olmadığını biliyorlardı. Şimdiki Zaman: 2049 İlahi Bakış Açısı Aradan tam yirmi bir yıl geçmişti. O kış gecesi Kefaret Kurumu’nun arka kapısına bırakılan iki bebek, devletin radarlarından kaçarak, sistemin içinde birer gölge gibi büyütülmüşlerdi. Leyla dikkatli adımlarla Kefaret Kurumu’nun paslı duvarları arasında ilerliyordu. Bir anda önüne çıkan bir bedene çarptı. Bağıracakken bu bedenin ikizi Aras olduğunu fark etti. Aras elini refleksle Leyla’nın ağzına kapattı: “Sessiz olsana, yakalanacağız.” Leyla sinirle fısıldadı: “Ödümü kopardın!” Aras tam Leyla’ya cevap verecekken koridorda yankılanan postal sesleri ve demir kelepçelerin birbirine çarparken çıkardığı sesler kulaklarını doldurdu. Koridorun karanlık kısmına doğru birbirlerini çektiler. İkizler nefeslerini tutmuşlardı. Nöbetçilerin gölgeleri önlerinden geçip gidene kadar ikisi de kıpırdamadı. Leyla resmi kayıtlarda yoktu, Aras da öyle. Onlar bu kurumun içinde yürüyen iki hayaletti ve atacakları tek bir yanlış adım, 21 yıllık o gizli saklı yaşamın sonu demekti. Tabii onlar gerçeği bilmiyordu; bildikleri tek şey anneleri ve babalarının 25 yaşın altındayken onları dünyaya getirdiği ve bu sebepten dolayı saklandıklarıydı. Oysaki gerçek çok daha karanlıktı. Postal sesleri tamamen uzaklaştığında Aras fısıldadı: “Burada ne işin var? Annem seni çok merak etti.” Leyla’nın guruldayan karnı Aras’a gereken cevabı vermişti. Yakalanmamak için annelerinin onlara yemek getirdiği zamanlar yiyebiliyorlardı. Aras kısık bir sesle güldü: “Annem bir şeyler getirdi, hadi yürü de şu karnını doyuralım. Yoksa yakalanacağız sese bak, sanki ayı kükrüyor.” Leyla ikizinin kafasına bir tane geçirdi: “Çok konuşma da yürü.” İkisi sessiz adımlarla odalarına doğru yürümeye başladı. Leyla Miray TOPRAK Kurumun merdivenlerini hızlı ve sessiz bir şekilde çıkıyorduk. Burada yemekhaneler eksi birinci katta bulunuyordu. Kefaret Kurumu'nda yaşayanlar ise birinci ve ikinci…

Bölümün tamamını WritePad'de oku