Yazar Haritası

Yazar:

Bir kitap yazmanın en ince detayına kadar anlattığım bu yolculuğa benimle beraber çıkmak ister misin? Eger cevabın evet ise; kitabı kütüphanene ekle çünkü bera…

Yazar Haritası kapagi

Bolumler

  1. G~Ben Kimim?
  2. 2~İlham Perisini Beklemeyi Bırak! Başlamadan önce sana iki soru sormak istiyorum. Hayranlık duyarak okuduğun bir kitaba bakıp: "Bunu ben de yazabilirim!" dediğin oldu mu? Ya da yazdığın bir sayfaya bakıp: "Ben sanırım bu işi beceremiyorum..." dediğin? Eğer cevabın evetse yalnız değilsin, merak etme. Bir gün yazdığın cümleler sana "Oha be!" dedirtirken, ertesi gün yazacağın sayfalar kendini dünyanın en kötü yazarı gibi hissettirebilir. Yazarlığa hoş geldin. Her yazdığımız şey mükemmel olmak zorunda değil. Peki yetenek şart mı? Elbette şart. Fakat iş sadece hayal gücüyle bitmiyor. Zihninin içinde dönüp duran senaryoları duyuyorum. Defterlere karaladığın kurguları, telefonunun notlar kısmına yazdığın onlarca cümleyi de görüyorum. Ama aynı zamanda bir noktada pes etmeye ne kadar hazır olduğunu da görüyorum. İşte bu yüzden sana ilham perisini beklemeyi bırakmanı tavsiye ediyorum. Çünkü bu iş sadece yetenekle olmuyor. Bazen sınırlarını zorlaman, kötü olduğunu düşünsen bile yazmaya devam etmen gerekiyor. Her gün istikrarla yazacağın tek bir sayfa bile bir gün dönüp dolaşıp sana bir kitap taslağı olarak geri dönecek. Ve işte tam o noktada elindeki taslağı geliştirebilecek, düzeltebilecek ve yeniden şekillendirebileceksin. Çünkü boş bir sayfayı düzenleyemezsin. Ama yazılmış bir sayfayı her zaman geliştirebilirsin. Başlamanın zorluğundan bahsedecek olursak... Derin bir nefes al... Kim sana bu işin kolay olduğunu söylediyse bil ki sana yalan söylemiş. Gerçekten sancılı bir süreç. İnan bana, ben de sayısız kurguya başlayıp yarım bıraktım. Bazen tıkandım. Bazen yazdığım her şeyi silmek istedim. Bazen de: "Kimse okumuyor zaten, ne önemi var ki?" dedim. Sonra anladım ki bu işlerin sırrı yetenekte değil; çabada, sabırda ve disiplindeymiş. Kötü bir yazı düzeltilebiliyormuş. Günlerini alan bir bölüm, birkaç okuyucunun yorumu sayesinde bütün yorgunluğunu unutturabiliyormuş. En önemlisi de vazgeçmediğin sürece gelişmeye devam ediyormuşsun. Bir süre sonra dünyaca ünlü yazarları araştırmaya başladım. Nasıl başladıklarını, hangi zorluklardan geçtiklerini, kaç kez reddedildiklerini ve buna rağmen nasıl devam ettiklerini okudum. Ve sonunda kendi kendime: "Tamam." dedim. "Pes etmemem gerekiyor." Şimdi ise bu yazarların birkaçını seninle tanıştırmak istiyorum. Emin ol, hepsini tanıyorsun. Victor Hugo; Bugün onu dünyanın en büyük yazarlarından biri olarak tanıyoruz. Ancak Victor Hugo da zaman zaman dikkatini toplamakta zorlanıyordu. Yazması gereken dönemde dışarı çıkıp vakit geçirmek yerine eserine odaklanmak için oldukça ilginç bir yöntem kullandı. Dışarı çıkmasını engellemek amacıyla kıyafetlerini kaldırdı ve kendini çalışmaya adadı. -Tabi ki sana kıyafetlerini bir sandığa kitlemeni tavsiye edemem, hijyen açısından çokta iyi bir şey değil.- Sonuç? Bugün hâlâ okunan eserler. Victor Hugo'nun başarısının arkasında yalnızca yetenek değil, ciddi bir disiplin vardı. J. K. Rowling; Harry Potter serisini yazmaya başladığında hayatı hiç de masalsı değildi. Maddi zorluklarla mücadele ediyor, küçük kızını tek başına büyütmeye çalışıyordu. Bulduğu her boş vakitte yazıyor, çoğu zaman kafelerde oturup hikâyesini geliştirmeye devam ediyordu. Defalarca reddedildi. Ama durmadı. Eğer o pes etmiş olsaydı, bugün milyonlarca insanın sevdiği Harry Potter evreni hiç var olmazdı! Fyodor Dostoyevski; Dostoyevski hayatının büyük bölümünü maddi sıkıntılarla geçirdi. Borçları vardı ve yetiştirmesi gereken teslim tarihleri bulunuyordu. Hatta bazı eserlerini tamamlayabilmek için zamana karşı yarışmak zorunda kaldı. Buna rağmen yazmayı bırakmadı. Baskı altında üretmeye devam etti ve bugün dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak anılıyor. Bu üç yazarın hayatları birbirinden çok farklıydı. Ama ortak noktaları aynıydı: Hiçbiri mükemmel şartları beklemedi. İlham gelince değil, gerektiğinde yazdılar. Vazgeçmek için yüzlerce sebepleri vardı. Ama devam etmek için bir sebep buldular. Belki sen de şu an kendi hikâyenin başındasın. Belki henüz ilk sayfandasın. Belki de yarım bıraktığın bir dosyayı tekrar açmayı düşünüyorsun. Her ne durumda olursan ol, senden tek istediğim şey şu: İlham perisini beklemeyi bırak. Gerekirse tekrar, tekrar ve tekrardan yaz... Çünkü bir gün dönüp geriye baktığında seni yazar yapan şeyin ilham değil, vazgeçmemiş olman olduğunu göreceksin.
  3. 3| Yazarlarda Tıkanır?
  4. 4| Kalemini keşfet/ Kurgu nasıl inşa edilir?

WritePad'de oku